Sıkça Sorulan Sorular

Sık Sorulan Sorular Görsel

Solucan gübresi

Kırmızı Kaliforniya solucanlarının bitkisel ve hayvansal organik atıkları işlemesi sonucu meydana gelen solucan dışkısıdır. Solucan gübresi, mikro florlar ve özel solucanların organik maddeleri humik maddelere dönüştürme işlemi sonucu çıkan üründür Görünüş olarak siyah toprağa benzer ve itici bir kokusu yoktur.

İçeriğinde bitkinin gelişimi için gereken bütün enzimler, toprak antibiyotikleri, vitaminler, büyüme hormonları ve humik maddeler vardır. Kesinlikle, hastalık yapıcı mikro florlar, parazit yumurtaları, ot tohumları ve ağır metaller içermez.

' Solucan gübresi, çevreci, temiz bir tarımsal üründür.'

Sıvı solucan gübresi

Bitkinin gelişimini ve büyümesini hızlandıran güvenli, doğal, ekolojik bir humik maddeler, besleyici, güçlendirici elementler bileşimidir.

Katı solucan gübresinde bulunan humatları, fulvik asitleri, amino asitleri, vitaminleri, doğal fitohormonları, mikro ve makro elementleri, toprağın doğal mikroorganizma sporlarını  konsantre eriyik halde içerir. Sıvı solucan gübresinin bakterisel içeriğini, solucan gübresi oluşumu sırasında solucanların attıkları ölü hücreleri olan bakteriostatik proteinler ve solucanların bağırsaklarında bulunan simbiyotik mikroorganizmalardan çıkan antibiyotikler oluşturur.

Koyu kahve renkli, kokusuz bir sıvıdır, hafif alkali özelliğine (pH 8,5-9,5) sahiptir. Tarımda kullanımında güvenli; insanlar, hayvanlar, arılar, toprağın mikro faunaları ve mikro florları için tamamen zararsızdır.

Kullanımı, her çeşit bitkide hızlı büyümeyi, daha fazla fotosentez oluşumunu, metabolizmayı güçlendirerek üretim artışını, yüksek kaliteli, ekolojik, organik ürünler elde edilmesini sağlar ve depolama, bekleme süresindeki çürümeyi önleyerek kayıpları azaltır.

  1. Humus, hayvansal ve bitkisel hücrelerin işlemi sonucunda meydana gelir. Humusta çok miktarda protein, yağlar, karbonhidratlar, tuzlar, vitaminler ve biyolojik aktif elementler vardır.

  2. Humusun en önemli özelliği, içerdiği çözünür elementler bitkilerin ihtiyacı için her zaman hazır haldedir, buharlaşmaz ve yıkanıp gitmez. Devamlı olarak % 75 oranında su tuttuğu için toprağı kuraklığa dayanıklı hale getirir.

  3. Humus topladığı nemi uzun süre korur, bu yüzden topraktaki humus miktarı ne kadar çoksa toprağın su tutma özelliği o kadar artar.

  4. Humus; toprağın tarımsal değerini artırır, konsantre (yoğunlaşmış) halde %50 ye kadar karbon ve hidrojen, %7 oksijen, hemen hemen % 100 toprak azot rezervi, fosfor, potasyum, kalsiyum, kükürt ve başka makro ve mikro elementler içerir. Farklı tuz şeklindeki humik asit elementleri, bitkileri besleyici madde olarak iş görür.

  5. Topraktaki humus miktarı verimliliğin en önemli göstergelerinden biridir. Biyokimyasal ve fizyolojik süreçleri aktifleştirir, bitki yapısının metabolizmasını ve genel enerji seviyesi sürecini artırır, içindeki element akışını hızlandırır, bunun sonucunda da verim ve kaliteyi artırır.

  6. Humus (konsantre halde Biohumus - Solucan gübresi); uzun süre aşırı dozda kimyasal gübre ve pestisit kullanılan toprağı etkin bir şekilde iyileştirme imkanı verir. Taze hazırlanmış solucan gübresi, etkin mikro biyolojik gübredir. Toprağa uygulanınca içindeki yararlı mikropları ve metabolik süreçleri normalleştirerek toprağı doğal sağlıklı hale getirir.

  7. Toprak erozyonunu önlemek için bilim adamları, çim ekimi, ürün rotasyonu, teras yapma, orman koruma kuşağı oluşturma gibi çok fazla metot ortaya çıkarmışlardır. Ama en etkili metot, çok miktarda solucan gübresini toprağa yaymaktır. Bu şekilde solucan gübresi toprağı su ve hava geçirgen, gözenekli, yüksek miktarda nem ve su tutma kapasiteli hale getirir. Bu topraktaki bitki kuraklığa daha dayanaklı hale gelir.

  8. Humus güneş enerjisini depolayan akümülatördür. Tahminen toprakta biriken enerjinin % 88’i humusta ve bitkisel maddelerde toplanmaktadır. Humus önemli karbon dioksit kaynaklarından biridir, bitkilerin fotosentez için ihtiyaçları olan karbon dioksit topraktan köklere ve yapraklara geçer, bu bitkinin gelişimi ve fotosentez için çok yararlıdır. Hatta topraktaki konsantre CO2 miktarının % 1 artması dahi bitkide % 30–100 ürün artışı sağlar. Humus, topraktaki ağır metalleri alarak bitkiyi bunların zehirli etkisinden korur.

  9. Bol humuslu toprakta yetiştirilen ürünler ekolojik ve tamamen doğaldır. Humus, doğada çok uzun sürede oluşmaktadır. Topraktaki doğal humus miktarı iklim şartlarına bağlı olarak 0,6 ton/hektar’dan (tundra ve çöllerde) – 1000 ton/hektar (koyu renkli toprak)(orman ve bataklıklarda) kadardır.

Uygarlığımızın teknik imkanları her türlü kimyasal bileşimin sentezini yapmaya imkan veriyor. Bu yüzden polimerlerle evde, işte, günlük hayatın her safhasında her yerde karşılaşıyoruz.

Farklı kimyasal bileşimler gübre olarak, ilaç olarak, zehir alarak toprağa atılınca bunların hepsi bitkiye ve ürüne geçmektedir. Öyle veya böyle insanlar, ürünlerle birlikte belli dozda kimyasal maddeleri de tüketiyorlar, sonucunda da farklı hastalıklara yakalanıyorlar. Bunların önüne geçmenin tek yolu ekolojik, doğal, organik tarımla doğal organik ürünler yetiştirmek ve tüketmektir.

Doğal Organik ürünler üretmek için, toprağa doğal organik gübreler uygulayarak topraktaki organik madde miktarını artırmak, bu şekilde toprağın doğal yapısına, doğal canlılığına kavuşmasını sağlamak gerekir.

Organik gübre olarak hayvan dışkıları, kompost ve solucan gübresini sayabiliriz.

Hayvan dışkısı iyi bir gübredir ancak yanması için zamana ihtiyacı vardır ve içinde çok miktarda ot tohumu vardır. Bir dekar toprağın istenen verimi sağlayabilmesi için en az 1 ton hayvan gübresi ile gübrelemek gerekir.

Çürümüş, yaprak, ot, dal vs.den oluşan kompost, bitkiler için daha yararlıdır hem de daha az ot tohumu içerir.

Solucan gübresi, solucanların hayvan gübresi, kompost karışımını yeyip sindirdikten sonra çıkardıkları dışkı olduğu için bitkiler tarafından daha çok tercih edilir. İçeriğinde bol miktarda humus vardır ki en verimli topraklarda bile ancak % 10-14 humus vardır ve milyonlarca yılda oluşmuştur.

Solucan gübresi, ot tohumu içermez, hacminin 10 katı su tutar, içeriğinde çok miktarda humik asitler, farklı doğal fermentler, vitaminler, bitki geliştirme ve büyütme hormonları, toprak antibiyotikleri, mikro ve makro elementler, çok fazla önemli, yararlı toprak mikropları vardır.

Solucan gübresi, bitkiye gerekli olan bütün maddeleri, iyi dengelenmiş ve bitkinin kolay erişebileceği biçimde bulundurur, harika bir bakterisel içerikli biyolojik gübredir.

Uygulandığı toprakta, zararlı maddeleri yok ederek, sağlıklı bir toprağın özelliklerine kavuşmasına imkan verir. Solucan gübresindeki humik maddeler, topraktaki ağır metalleri, radyonuklidleri, pestisidleri, zor eriyen, bitkiye geçemeyen bileşiklere dönüştürerek insan ve hayvan sağlığı için zararlı bu maddelerin bitkiye dolayısıyla ürünlere geçmesini engeller.

Solucan gübresinin gerektiği şekilde bir kez kullanımı en az %20-30 ürün artışını 3-4 yıl boyunca sağlar.

Her yıl kullanılırsa kaliteli ve bol ürünleri en kötü topraklarda bile elde etme imkânı verir.Toprağın humus içeriği oranını arttırır.

ABD’nin Kaliforniya Eyalet Meclisi’nin 2006 yılında başlattığı bir kampanyayla, özel çöp kovalarında biriktirilen yemek artıkları bir solucan türü tarafından yeniyor. Bu solucanların ürettiği çevre dostu gübre, daha sonra isteyenlere veriliyor. Böylece insanlar, evlerinde bahçelerinde kimyasal gübre yerine çevre dostu organik gübreyi kullanıyor.

  Eyaletin Entegre Atık Yönetim Merkezi tarafından dağıtılan solucanlar, işyerlerinde oluşturulan özel çöp kutularına yerleştiriliyor ve çalışanlar evden getirdikleri atıkları veya işyerindeki yemek artıklarını bu kutulara bırakıyor. Solucanlar gün boyu çalışıyor ve çevre dostu gübre hazır hale geliyor.

 Solucanlar En Çok Meyve Seviyor

  Süt ve et ürünlerinin solucanlar tarafından öğütülmesi sırasında koku çıktığı belirtiliyor. Bu nedenle, gübre üretmek üzere daha çok sebze ve diğer bitkisel ürünler tercih ediliyor. Solucanların yağlı ve ekmek gibi karbon-hidratlı yiyecekleri fazla sevmediği belirtiliyor. Ancak, kahve artığı ve karpuz, armut gibi meyveler solucanların ideal menüsünü oluşturuyor.

 Kutular Özel Olarak Hazırlanıyor.Birçok kişinin solucan denince rahatsızlık duyacağı ve solucanların koku yapacağı endişesine karşı yetkililer son derece şık görünümlü, kokusuz ve kapalı kutular hazırlamışlar. Bazı kutuların üzerinde, ‘Solucanlar çalışıyor’ ifadesi yapıştırılıyor. ABD Çevre Koruma Dairesi EPA’nın Kaliforniya ofisinde, yüz binlerce solucan her yıl 5 ton yemek atığını gübreye dönüştürüyor.

 İzmir’in Menemen İlçesinde de Üretildi

 Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencileri bu çalışmadan esinlenerek, Menemen Araştırma Uygulama ve Üretim Çiftliği`nde 50 bin solucan kapasiteli üretim havuzu ile organik gübre oluş-turdu. Havuzdaki kırmızı Kaliforniya cinsi solucanlar evsel, tarımsal ve hayvansal atıklarla beslendi. Her gün kendi ağırlığı kadar yemek yiyen solucanlar, bu atıkları verimli tarımsal gübreye dönüştürdü. Öğrenciler, 21 gün sonunda biriken gübreyi 1500 metrekarelik pilot uygulama alanında kullanarak, bunun toprak ve bitki üzerindeki etkilerini analiz ettiler. Toprakta kimyasal kirlenme olmadı ve bitkilerde verim artışı sağlandı.  

   Uygulama şöyle yapıldı: Dikim alanı önce üç parçaya ayrıldı.  Bir parselde kimyasal gübre, diğerinde solucan gübresi kullanırken son parselde gübre kullanılmadı. Solucan gübresinin kullanıldığı alandaki bitkilerden marulda yüzde 14, brokolide yüzde 40, domateste yüzde 80 verim artışı gözlendi. Ayrıca marul bitkisinde klorofil oranının yüksek olduğu tespit edildi. Bunun da bitkinin geç sararmasını ve daha dayanıklı olmasını, dolayısıyla da pazar değerinin artmasını sağladığı ifade edildi.  Yapılan analizlerde nitrat ve nitrit oranları da çok düşük çıktı. Bunun önemi ise şurada: Gübreleme yaparken, aslında bir taraftan da nitrat birikimine neden olunuyor. Bu da kanserojen etkilere yol açıyor. Solucan gübresinde ise böyle bir tehlike yok. Solucan gübresi uygulanan topraklarda nitrat oranı diğer gübreleme alanlarındakinin yüzde 30’u kadar olduğu tespit edildi.

 Maliyet açısından bakıldığında solucan gübresi çiftçi tarafından üretileceği için minimum masraflı bir gübre. Üretilmesi de son derece basit.  50 cm derinliğinde 2 metre uzunluğundaki ahşap havuza atık solucan besinleri konuyor. Bunlar her gün evlerimizde atılan şeyler. Bunları verimli bir gübreye dönüştürmek için bir tek solucanlar eksik. Bu solucan temin edildiğinde hiçbir bedel ödemeden çiftçi yüksek verimli gübresini elde etmiş oluyor. Solucan gübresinin en önemli farkı hem atıkların değerlendirilmesi, hem de yüzde 100 organik olması. 

Vermikompost sindirilmiş komposttan meydana gelen mükemmel bir toprak katkı maddesidir. Solucan dışkısı besin ve mikrobiyal açıdan daha zengindir ve bu nedenle yüksek değerli bir ürün olarak kabul edilir . Solucan dışkısı ortalama bir saksı toprağı karışımına göre, bitkilerin alabileceği besin açısından 5 kat daha fazla besin içermektedir. Solucan gübresinin kimyasal analizi yapıldığında 15 cm kalınlığındaki iyi toprak katmanında bulunandan 5 kat daha fazla kullanılabilir Azot, 7 kat daha fazla kullanılabilir Potas ve 1,5 kat daha fazla Kalsiyum içerdiği tespit edilmiştir. Ek olarak, besin ömrünün diğer saksı topraklarıyla karşılaştırıldığında 6 kat daha fazla uzun olduğu ve ayrıca fosforun solucanın sindirim sisteminden geçerken bitkinin alabileceği fosfor formuna dönüştüğü tespit edilmiştir. Fosfor genellikle bitki büyümesi için bir sınırlayıcı unsur olarak kabul edilir. Bu nedenle organik maddeler ve bitki tarafından alınabilen fosforu kayda değer oranda mümkün kılan herhangi bir süreç tarımsal faaliyet açısından oldukça önem arz etmektedir. Piyasada bulunan ortalama bir saksı toprağı genellikle arınıktır ve mikrobiyal yaşam içermez. Sağlıklı ve üretken bitkiler için besin ve mikrobiyal canlı dengesi oldukça büyük ve temel bir öneme sahiptir. Vermikompost sadece uzun süreli kalıcı etkisi olan mikrobiyal canlı ve besin katkısı sağlamaz, aynı zamanda mevcut toprağın yapısını düzenleyerek, su tutma kapasitesini de arttırır. Vermikompost aynı zamanda toprağın fiziksel özelliklerini de önemli ölçüde etkilemektedir. Tarımsal toprağa ardışık 2 yıl boyunca katılan 20 t·ha−1 oranındaki vermikompostun toprağın geçirgenliğini ve agregat stabilitesini kayda değer bir şekilde geliştirdiği gözlemlenmiştir. Bir mısır tarlasına, 200 kg·ha−1 miktarındaki azota denk gelen tek bir vermikompost uygulamasında bile geniş ve uzun toprak makro gözeneklerinde ciddi bir artış olmuştur. Benzer şekilde ardışık iki büyüme sezonunda yapılan ve 60 kg·ha−1 miktarında Azota denk gelen bir oranda Vermikompost uygulamasında toprak yığın yoğunluğunda (litre ağırlığında) ciddi bir düşüş ve toprak pH’ında ve toplam organik madde yoğunluğunda ciddi bir artış tespit edilmiştir. Toprak özelliğinde meydana gelen bütün bu değişiklikler toprağın hava ve su alımını iyileştirerek tohum filizlenme ve kök gelişimini tetikler.

Vermikompost ortalama olarak 1,5% – 2,2% N, 1,8% – 2,2% P ve 1,0% – 1,5% K içermektedir. Organik karbon ise 9.15 ile 17.98 aralığında değişmektedir ve Sodyum (Na), Kalsiyum (Ca), Çinko (Zn), Sülfür (S), Magnezyum (Mg) ve Demir (Fe) gibi mikro besinler içerirler. Alıntı: Savaş Gönen 

* Yüksek organik yapısı toprağın humus seviyesini ve organik madde miktarını arttırır.

* Toprağın organik madde miktarını arttırdığından, toprak tekstürünü iyileştirir ve kimyasal kullanımını zamanla azaltır

* Sorunlu, verimliliğini, organikliğini yitirmiş ve sürekli kimyasala maruz kalmış toprakların ıslahını sağlar.

* Toprak verimliliğini ve dolayısıyla ürünün verimini arttırır.

* Toprağın nem, tuz, pH ve strüktürünü düzenler.

* Toprağın su tutma kapasitesini ve havalanmasını arttırır.

* Toprakta tarla kapasitesini sağlar ve su stresini azaltır.

* Ağır killi topraklarda su ve hava geçirgenliği arttırır, toprak parçacıklarının yapışmasını engeller. Hafif kumlu topraklarda suyun ve besin maddelerinin tutunmasını sağlar, toprak parçacıklarını bir arada tutar.

* Toprağın besin maddelerini daha uzun süre tutması ve bitkinin besin maddelerinden daha fazla yararlanmasını sağlar.

* Gübre içerisindeki makro ve mikro besin elementleri yavaş salındığı için bitki daha uzun süre beslenir.

* Gübre içerisine bulundurduğu yararlı mikroorganizmalar ile topraktaki zararlı mikroorganizmalar ile rekabet ederek, zararlı etkilerini önler.

* İyi bir kök yapısı oluşturduğu için kök hastalıklarına karşı, sağlıklı bitki gelişimi sağladığı için genel hastalıklara karşı bitkiye direnç sağlar.

* Bitkiye sağladığı direnç sayesinde kaliteli, bol, sağlıklı, dayanıklı ve lezzetli ürün alınmasını sağlar.

* Gübre içerisindeki azoto bakteriler sayesinde, bitkinin havanın serbest azotundan yararlanmasını sağlar.

* Topraktaki fosfor ve potasyum gibi bitki besin elementlerini çözünür hale getirerek bitkiler tarafından alınmasını kolaylaştırır.

* Bitkide fotosentez miktarını ve dolayısıyla besin maddesi sentezini arttırır.

* Tohumların tohum’ların çimlenme oranını arttırır ve erken çimlenmesini sağlar.

* Sağlam sap ve yaprak yapısı sağlar.

* Sebzelerde boğum miktarını, boğumdaki çiçek ve ürün miktarını arttırır.

* Sebze ve meyvelerde çiçek miktarını arttırır. Bitkiyi iyi beslediği için ürünlerin kuru madde miktarını ve iriliğini arttırır.

* Tahıllarda kardeşlenmeyi arttırır.

* Hububatta tane dolum’unu arttırır. Tahıllarda protein oranını, yağlı tohumlarda yağ oranını arttırır.

* Çiçek dökülmelerini ve ürün kaybını azaltır.

* Bitkide gelişim hızını arttırır ve hasatta 10-15 gün erkencilik sağlar.

* Kötü hava şartlarına karşı bitkinin dayanımını arttırır.

* Çevre dostudur ve % 100 organiktir. İyi tarım uygulamalarında ve organik tarımda rahatlıkla kullanılabilir.

* Herhangi bir toksit etkisi yoktur, bitkiye zarar vermez. Tamamen çevre dostudur

 Kırmızı Kalifornia Solucanı (Eisenia Foetida) bilinen en yaygın kompost solucanıdır. ağırlığı 0,8 - 1 gr , boyu 6-8 cm ve kalınlığı 3 ila 5 mm arasındadır.

   En önemli özelliklerinden biri üreme hızıdır, bir ay içinde yetişkin solucan 4-5 kokon üretir ve her kokonda ortalama 6 solucan yumurtası yer alır. 

   En yaygın kompost solucanı olmasının sebeplerinden birisi asitik ortamda dayanıklılıklarıdır, ayrıca ince bir yapıya sahip olmaları daha hızlı galeri açmalarına, buda kompostlaşmanın hızlanmasına fayda sağlamaktadır.

   Bulundukları ortama hızla adapte olmaları verilecek mama ve sıcaklığa bağlıdır.Ortam sıcaklığının 15 ila 20 derecede tutulması kokon üretimine yardımcı olacaktır.Hemen hertürlü organik atığı tüketebilirler ancak ana besinleri büyükbaş hayvan gübresidir.

  • Sera ürün yetiştiricilinde

  • Açık alan ürün yetiştiriciliğinde

  • Fide yetiştiriciliğinde

  • Çiçek yetiştiriciliğinde

  • Spor sahalarında

  • Hobi bahcelerinde

  • Park ve bahçelerde

  • Toprak iyileştirme uygulamalarında

Ayrıca verilen bilgilere ait tüm tarım uygulamalarında kullanılabilir...